İngilizce Cümle Sıralaması: Türkçeden Çevirirken Nereden Başlamalı?
İngilizce Cümle Sıralaması: Türkçeden Çevirirken Nereden Başlamalı?
İngilizce bir cümle kurmak istiyorsun. Kelimeleri biliyorsun ama hangisini önce söyleyeceğinden emin değilsin. Cümle uzadıkça işler daha da karışıyor.
Bence burada ilk ihtiyacın, daha fazla kelimeden önce bildiklerini yerleştireceğin bir düzen. Ek Mantığı ile İngilizce anlatırken bu yüzden basit bir başlangıç kullanıyorum:
Özne → fiil → ek → isim → ek → isim
Önce kim, sonra ne yaptı?
“Ben arkadaşımla okula gittim” cümlesini düşün.
Türkçede sondaki ana fiili buluyoruz: gittim. Kim gitti? Ben. İngilizcede önce bu iki parçayı yerleştiriyoruz. Ardından nereye ve kiminle gittiğimizi ekliyoruz:
I went to school with my friend.
Ben arkadaşımla okula gittim.
Buradaki to, “okula” kelimesindeki -a anlamını; with ise “arkadaşımla” kelimesindeki -la anlamını karşılıyor.
Türkçeye dönerken önce özneyi ayırıp kalan parçaları sondan çözebiliriz:
Ben → arkadaşımla → okula → gittim.
Yani kelimeleri tek tek ters çevirmiyoruz. Anlam parçalarını sıralıyoruz.
Peki, isim yerine bir eylem gelirse?
Her zaman “okula”, “arkadaşımla” gibi isimlerden söz etmeyiz. Bazen “öğrenmek”, “çalışmak” veya “işini bitirmek” demek isteriz.
İşte burada to ve -ing yapıları devreye girer. Fiili, cümlenin içinde kullanılabilecek bir eylem grubuna dönüştürürler.
I want to learn English.
İngilizce öğrenmek istiyorum.
Bu cümlede asıl söylediğim şey “istiyorum”. İstediğim şey ise “İngilizce öğrenmek”. Böylece bir eylemi başka bir fiile bağlayabiliyorum.
Ek Mantığı açısından düşünce şu: İsim beklediğimiz yere bazen isim görevinde kullanılan bir eylem yerleşir. To mu, -ing mi kullanacağımızı ise bağlandığı yapı belirler; ikisini rastgele seçmeyiz.
Eklemek istediğimiz şey tam bir cümleyse?
Bazen yalnızca bir eylemi değil, bütün bir bilgiyi aktarmak isteriz:
I know that she lives in Ankara.
Onun Ankara’da yaşadığını biliyorum.
Ana mesajım “Ben biliyorum.” Neyi biliyorum? “Onun Ankara’da yaşadığını.”
Burada that, “O Ankara’da yaşıyor” bilgisini ana cümleye bağlar. Bu bölümün tamamı isim görevinde kullanılır. Buna isim cümleciği denir.
Yani başlangıçtaki “isim” alanı büyür. İçine tek kelime yerine, kendi öznesi ve fiili bulunan bir bilgi yerleşir.
Bunu da önce özneyi ayırıp sondaki anlam grubunu çözerek okuyabiliriz:
Ben → onun Ankara’da yaşadığını → biliyorum.
Uzun cümlelerin mantığı burada başlıyor
Benim için İngilizce cümle kurmanın önemli noktası, her kelimeyi ayrı ayrı çevirmekten önce parçaların görevini görmek.
Bir parça isim olabilir. Bir eylem grubu olabilir. Hatta içinde başka bir cümle bulunabilir. Cümle uzadığında bu parçaları ayırıp her birini kendi içinde çözeriz.
Bu düzen her İngilizce cümleye değişmeden uygulanmaz; ama nereden başlayacağını görmek için yardımcı olur. Ayrıca cümleleri isim görevine taşıyan tek yapı that değildir. Farklı anlamlar için kullanılan başka yapılar da vardır; bunları detaylı eğitimde adım adım ele alıyoruz.
Eklish’te Ek Mantığı ile yaptığımız çalışma tam olarak bu: Önce ne söylediğini görmek, sonra İngilizcede nasıl kurulduğunu anlamak.
Sen de yöntemi uygulamalı görmek istersen ilk iki ücretsiz dersi inceleyebilirsin.
Ek Mantığı ile adım adım ilerle. İlk 2 ders ücretsiz.
Eğitimleri incele